| Yazar |
Mesaj |
< Hepsi Bir Dizisi ~ Yönetmen olduğunuzu düşünün sonunu nasıl bitirirdiniz ? |
| hepsicemrebuse |
Tarih: Salı, Haziran 24, 2008 07:18 - Mesaj konusu: Cevap: Yönetmen olduğunuzu düşünün sonunu nasıl bitirirdiniz ? |
|
|
Takımdan

Mesajlar: 4027
Nerden: İzmir
|
Ben de katılıyorum Beyza'cım  |
|
|
|
|
| mayko |
Tarih: Salı, Haziran 24, 2008 13:59 - Mesaj konusu: Cevap: Yönetmen olduğunuzu düşünün sonunu nasıl bitirirdiniz ? |
|
|
Takımdan

Mesajlar: 1616
Nerden: Bursa
|
Bölüm:8 / Hepsi Bir + İki
Büyük süprizler daima büyük belaları beraberinde getirir.
Plazanın kapısından çıktıklarında; üç adet siyah araba kapının önüne gelip, tam kızların önünde durdu. Ortada ki arabadan takım elbiseli avukat görünümlü bir adam çıktı. Avukat görünüşlü adam kızlara “Aydın Bey sizinle görüşmek istiyor.” dedi. Korkut zaten Serdar ve Mehmet’le olan konuşmalar yüzünden sinirliydi avukat görünüşlü adamın yakasına yapışarak “Buyursun gelsin bizle görüşsün” dedi. O sırada karnına dayanmış bir silahın metal namlusunu hissetti. Avukat görünüşlü adamın yakasını bıraktı. Adam boynunu kütletti. Kravatını düzeltirken “Cık cık cık... Zorluk çıkaran ters bir yapı... Sevmem” Kızların arkasından “Bende” diye bir ses yükseldi. Serdar kızların arkasında ellerini cebine sokmuş Ryder’a gülümseyen bir yüzle bakıyordu “Dünya ne kadar küçük değil mi?.. Çakal Ryder… Dünya çok küçük, eh madem karşılaştık yukarı gel de bir kahve ikram edelim sana.” Çakal Ryder, Serdar’a bakarak sırıttı “Evet, Dünya küçük… Son karşılaştığımız da bir Vegas kumarhanesinin kasasındaydık değil mi? Ne tesadüftü ama, aynı günde aynı saatte aynı kumarhanede... Eski anıları bir gün birlikte kurcalarız.” Kızlara dönerek “Aydın Vuran saat 6’da sizi bekliyor” dedi ve tekrar arabaya bindi. 3 arabada arka arkaya hareket ederek plazadan uzaklaştı. Kızların hiçbiri olanlara tek bir anlam verebilmiş gibi görünmüyordu. Cemre Serdar’a dönerek “Az önce burada ne oldu?” diye sordu. Yüzünde tam bir şok ifadesi vardı. Korkut’un yüzü sinirden kıpkırmızı olmuştu. Serdar’ın kendisini kurtaran kişi olması onun oldukça kanına dokunmuştu. Mert ise bir yorum yapmakla yapmamak arasında gidip geliyordu. Gülçin Mert’in elini sıkı sıkıya tutmuş bırakmak istemiyordu. Serdar Cemre’ye “Uzun hikaye. Sanırım siz yine evinize gidemiyorsunuz. Hadi yukarı gelin.” dedi. Asansörle uzun plazanın en üst katına çıkarken kimseden çıt çıkmıyordu. Odaya girdiklerinde Serdar Mehmet’in kulağına eğilip bir şeyler fısıldadı. Avukat Mehmet’in yüzü bir anlığına değişti garip bir hoşnutsuzluk ifadesi belirdi ama daha sonra yine eski anlamsız haline döndü. Serdar tekli koltuğa kendini bıraktı. Arkasına yaslandı. “Çakal Ryder” dedi “Görevi kötüye kullanmaktan CIA’den atılmış eski bir ajan. Amerikan asıllı. Aydın Vuran’ın 1 numaralı adamıdır. Bu kadarını bilin yeter”. “Ayrıca” diye söze girdi Avukat Mehmet. “Sizin Aydın Vuran’la görüşmenizi istemiyorum. Bunun yerine Serdar’la ikimiz gidiceğiz o görüşmeye. Derdi neymiş öğreneceğiz. Ama şunu artık sizden saklamanın bir anlamı yok. Bir işin içine girdiniz ve bu işin artık bir geri dönüşü yok.” Gülçin korkuyla “Başımıza en kötü ne gelebilir ki” diye sordu. Mert Gülçin’i sakinleştirmeye çalışıyordu. Serdar bayık bir sesle “En kötüsü ölürüz.” dedi. Kızların yüzlerinde ki şok ifadesini görünce de “Yani biz… Mehmet’le ikimiz” diye düzeltti. “Size fiziksel bir zarar veremez. Ancak medya tarafından görüp görebileceğiniz en büyük karalama kampanyasına maruz kalırsınız. Ve bu adamın medya gücü o kadar büyük ki sizin 5 senede dişinizle tırnağınızla kazıyarak geldiğiniz bu yerden 5 günde sizi yerin dibine sokabilir. İşin kötüsü kamuoyunu da bu haberlere inandırabilir.” Mert ilk defa konuşarak “O kumarhane neyin nesiydi peki. Bizle ne ilgisi var. Siz bir şeyler karıştırıyorsunuz ve bu bizim başımıza patlıyorsa biz bu davadan geri çekiliriz bir daha da sizinle işimiz olmaz.” dedi. Mehmet’in yüzü bir anda dondu. Daha sonra kızlara döndü “Mert’le biraz özel olarak konuşmak istiyorum. Serdar sizi ve Korkut Bey’i evine bırakır. Mert’le biraz işimiz var.” dedi. Korkut yerinden zıplayarak “Bende kalıyorum. Ne konuşacaksak birlikte konuşalım.” dedi. Serdar “Özel” diye bağırdı Korkut’u kolundan tutup dışarı çıkarırken Korkut “Eğer Mert’e bir şey yapacak olursanız…” diye bağırmaya kalktı. Serdar Korkut’u susturarak “Eğer bir şey yapacak olsak inan ilk önce sana yapardık” dedi. Kızlarda Serdar’ın peşinden aşağıya inmeye başladılar. Serdar plazanın garajından siyah bir Wolkswogen minibüsle döndü. Kızlar’ı evine bırakırken yol boyunca Yasemin dikiz aynasından Serdar’a korkunç bakışlar fırlatıp durdu…
***
Serdar Korkut’u ite kaka çıkarıp arkasından da kızlar dışarı çıktığında büyük odada Mert ve Mehmet yalnız kalmışlardı. Mehmet Mert’i masasının önünde ki koltuğa oturttu. Kendiside büyük masasına yerleşti. Elini “Anlat bakalım” anlamında Mert’e uzattı. Mert konuşmayınca Mehmet “Açık konuş. Neden bana geldiniz?” diye sordu. “Avukata ihtiyacımız vardı. Sen bu ülkede ki en iyi avukat değil misin?” dedi Mert. Mehmet “Sadece bunun için mi?” diye sordu. Sonra daha Mert cevap vermeden kendisi devam etti “Seninle yıllardır tanışırız. Ama sen ilk kez bana bir şey danışmak ya da yardım istemek için geliyorsun. Beni en son ne zaman bir fincan kahve içmek için evine davet ettiğini hatırlamıyorum. Senin Mimar Sinan Fakültesi Oyunculuk Bölümünü kazanabilmen için juriyi ikna ettiğim halde… Bence artık dürüst olalım, sen benim dostluğumu asla istemedin ve bana borçlanmaktan korktun.” dedi. Mert kendinde inanılmaz bir cesaret hissediyordu. “Kızların senin gibi biriyle bir şekilde bağlantı kurmasını istemedim.” Mehmet içini çekti “Seni anlıyorum… Sen Gülçin’le tanışınca cenneti buldun. İyi bir yaşamın vardı. Kızlar seni seviyordu ve ünlü biriydin… Benim gibi bir dosta ihtiyacın yoktu.” Mert “Benden ne istiyorsun?” diye sordu. Mehmet “Hiç bir şey. Sadece arkadaşın Korkut’a mukayyet ol. Babası Kudret Bey’le tanışırım. Akıllı ve zeki bir adam, malesef bu akıl ve zekanın bir kırıntısı bile oğluna geçmiş durumda değil. Ona saygımdan ötürü oğluna bir dereceye kadar katlanıyorum. Ama bundan sonra ki dava aşamasında çok hassas dengeler kuracağım. Ve Korkut gibi bir dengesizin bu dengeleri bozmasına izin vermem… Şimdi gidebilirsin. Ha ayrıca unutmadan Eren’in bursunu iptal ettiren de bendim. Eren diğer kızlara bunu itiraf etmekten çekinse de o bursu istemiyor. Ayrıca işler çok karışacak herkesin buralarda olmasını istiyorum. Erol Bey’e rica ettim beni kırmadı. Telefonu Yasemin açtığındaysa ufak bir yalan söyledi. Aynı beyaz yalanı devam ettirebilirsin. Eğer kızlar bursu sorarlarsa basitçe bu işin bizim gücümüz dışında bir olay olduğunu ve bursu geri almanın imkanı olmadığını söylersin olur biter.” dedi. Mert kafası karışmış halde odadan çıktı evin yolunu tuttu…
***
Yasemin arabadan burnundan soluyarak indi ve kapısını çarparak kapattı. Diğer kızlarla birlikte eve çıkmaya başladı. Korkut’ta en az Yasemin kadar sinirli görünüyordu. Cemre anahtarını çıkarıp kapıyı açtığında gördüğü manzara karşısında çığlığı bastı. Ev çiçeklerle dolmuştu. Yavaşça içeri geçti. Emre salonda elinde tek bir kırmızı gülle duruyordu. Cemre Emre’yi görünce koşarak sarıldı. Emre o sırada elini üç kez çarptı. Odadan bir kemancı çıktı ve hafif bir parça çalmaya başladı. Cemre olanlara inanamıyordu Emre’yle dans ediyor bir yandan da bütün bunların nereden çıktığını merak ediyordu. Emre Cemre’nin kulağına “Tanışmamızın üçüncü yıl dönümü kutlu olsun aşkım” diye fısıldadı. Kızlar belli etmeden mutlu çifti izliyordu. Tam o sırada bu romantik atmosfer kapı çalarak bozuldu. Gülçin oflayarak kapıyı açtığında karşısında……………….
DipNot: Evet Hepsi Bir+İki Pusu oluyor bu biraz ama diziye biraz action eklemeyi uygun bulduk. |
|
|
|
|
| gitaristm |
Tarih: Salı, Haziran 24, 2008 22:07 - Mesaj konusu: Cevap: Yönetmen olduğunuzu düşünün sonunu nasıl bitirirdiniz ? |
|
|
Kıdemli Üye

Mesajlar: 425
Nerden: İstanbul
|
Ohooo Hep aynı şeyi yapıyorsunuz ama en heyecanlı yerinde yapılırmıydı Mehmet bu ya Devamını bekliyoruz.. Süper olmuş eline, beynine sağlık  |
|
|
|
|
| MaNZaRa |
Tarih: Çarşamba, Haziran 25, 2008 00:28 - Mesaj konusu: Cevap: Yönetmen olduğunuzu düşünün sonunu nasıl bitirirdiniz ? |
|
|
Görevli

Mesajlar: 326
Nerden: Adana
|
| hepsinin mutlu olmasını sağlardım.ne şekilde olursa olsun. |
|
|
|
|
| naz09 |
Tarih: Çarşamba, Haziran 25, 2008 02:25 - Mesaj konusu: Cevap: Yönetmen olduğunuzu düşünün sonunu nasıl bitirirdiniz ? |
|
|
Takımdan

Mesajlar: 3246
Nerden: Aydın
|
En son Hepsi tiyatroya merak salardı ve tiyatro sporu izlemeye giderdi.Mahşer-i Cümbüş' ü de konuk ederdim. Onları izlerlerdi. Hep birlikte tiyatro sporu yaparlardı  |
|
|
|
|
| hepsicemrebuse |
Tarih: Çarşamba, Haziran 25, 2008 06:47 - Mesaj konusu: Cevap: Yönetmen olduğunuzu düşünün sonunu nasıl bitirirdiniz ? |
|
|
Takımdan

Mesajlar: 4027
Nerden: İzmir
|
|
|
|
| ilkaycemre21 |
Tarih: Çarşamba, Haziran 25, 2008 12:18 - Mesaj konusu: Cevap: Yönetmen olduğunuzu düşünün sonunu nasıl bitirirdiniz ? |
|
|
Kıdemli Üye

Mesajlar: 1282
Nerden: Ankara
|
Aynen Buse'cim Neyse evet hepsi bir+2 pusu olduu  |
|
|
|
|
| HrbyCrazy |
Tarih: Çarşamba, Haziran 25, 2008 23:58 - Mesaj konusu: Cevap: Yönetmen olduğunuzu düşünün sonunu nasıl bitirirdiniz ? |
|
|
Üye

Mesajlar: 248
Nerden: Yurt Dışı
|
evet  |
|
|
|
|
| hepsisenacemre |
Tarih: Perşembe, Haziran 26, 2008 01:30 - Mesaj konusu: Cevap: Yönetmen olduğunuzu düşünün sonunu nasıl bitirirdiniz ? |
|
|
Dengesiz Üye(Banlı)

Mesajlar: 1437
Nerden: İstanbul
|
Yuh Naz Hepsi 1'i Mahşer-i Cümbüş'e bağladın ya sen dünyadaki en büyük Mahşer-i Cümbüş hayranısın artık gözümde...  |
|
|
|
|
| CeMrE98CeMrE |
Tarih: Cumartesi, Haziran 28, 2008 00:33 - Mesaj konusu: Yönetmen olduğunuzu düşünün sonunu nasıl bitirirdiniz ? |
|
|
Üye

Mesajlar: 155
Nerden: İstanbul
|
ben olsam 3.albümlerinin çıkmasını ve meşur olmalarını cemrenin emre ile evlenip antalyada yaşaması gülçinin mert ile evlenip zeynep ile ilgilenmeleri eren barış ile evlenip onu kırmamalı yasemin de korkut ile barışıp evlenip her gün araba yarışı oynamaları vede hepsinin mutlu olması ile diziyi mutlu son ile bitirirdim.  |
|
|
|
|
| hepsicemrebuse |
Tarih: Pazar, Haziran 29, 2008 06:48 - Mesaj konusu: Cevap: Yönetmen olduğunuzu düşünün sonunu nasıl bitirirdiniz ? |
|
|
Takımdan

Mesajlar: 4027
Nerden: İzmir
|
Alıntı: cemrenin emre ile evlenip antalyada yaşaması
Güzel fikir ama İzmir'de olursa tam süper olacak bence
Alıntı: 3.albümlerinin çıkmasını
Sen de hemen 3. albümü çıkarttın daha 1. albümleri yeni çıktı  |
|
|
|
|
| devrem |
Tarih: Salı, Temmuz 1, 2008 00:16 - Mesaj konusu: Cevap: Yönetmen olduğunuzu düşünün sonunu nasıl bitirirdiniz ? |
|
|
Görevli

Mesajlar: 2938
|
Bölüm:9 / Hepsi Bir + İki
Bazen büyük korkular, büyük yanlışlar getirebilir...
Tanışmamızın üçüncü yıl dönümü kutlu olsun aşkım” diye fısıldadı. Kızlar belli etmeden mutlu çifti izliyordu. Tam o sırada bu romantik atmosfer kapı çalarak bozuldu. Gülçin oflayarak kapıyı açtığında karşısında kimseyi bulamamıştı... Birden yere baktı, yerde gördüğü şey mor renkte birzarftı... Yoshy kim geldi diye sorduğunda Gülçin'in cevabı "zarf" Yasemin ne zarfı diyerek şaşırdı ve ekledi. Zarf mı gelen yani zili çalan dedi. Gülçin:" hayır be birisi zili çalıp zarf bırakmış mor renkte bir zarf bu.. Herkes şaşırmış şekilde Gülçin'in zarfı açmasını bekledi. Sonunda Eren hadi kızım diyerek söze girdi... Gülçin korkuyorum dediğinde ise ver bana ben açarım dedi Mert... Zarfta yazan şuydu.."Arkadaş olduğunuz kişilere dikkat edin. Onlar sizi birçok yanlışa sürükleyebilir." Barış söze girerek; yeter artık ya, bunlara bulaştık bulaşalı başımız beladan kurtulmadı. Mert hep sen açtın bu işleri başımıza dedi.. Mert, ne bileyim ajan demekten kendini alamadı.. Neyse yarın gideriz ve sorarız artık dediler. Çocuklar evlerine dağıldı. Bu arada Mehmet ve Serdar saat 6'daki Adın Vuran'ın çağırdığı görüşmeye gitmişlerdi... Aralarında geçen bir konuşmada; Kardeş dikkatli olmalıyız. Sana bir zarar gelmesini istemem dedi Mehmet.. Sadece gülüyordu Serdar.. Yok Mehmet bana birşey olmaz, yani hayat böyle, kötülere birşey olmaz dedi.. O da gülmüştü... Sonunda o ahlı şahlı kişi görünmüştü.. Yaklaştılar ve aralarında şu konuşmalar başladı.. Hoşgeldin Mehmet ama sizi beklemiyordum ben kızları bekliyordum. Sende hoşgeldin Serdar dedikten sonra, Mehmet kızlardan uzak durun onlarla uğraşmayın.. Sizin hayrınıza olmayacaktır bu.. Aydın vuran sen beni tehdit mi ediyorsun diyerek söze girer. Görüyorsunuz ki her tarafımda adamım var. Sizi anın da yok ederim, Duman olursunuz.. Serdar" sen yapamassın" dedi... Bakıyorumda çok güveniyorsun kendine... Ve adamlarından Çakal Ryder'i çağırarak, bitir şunun işini dedi. Mehmet araya girerek; "Bir dakika herhalde kızının ve oğlunun ölmesini istmessin Sevgili Aydın bey" dedikten sonra.. Serdar güler... "Beni veya Mehmet'i yok ettiğinde veya etmeye çalıştığında kızın ve oğlun anında, kıkkkk...." diye boğaz işareti yapar Serdar..Aydın Vuran'a bu ikisinin planıydı.. Ve bu plan bile ikisinin zeki olmasının ürünüydü. Adamına dur dedi... Muma dönmüştü Aydın Vuran, nerden inanacağım size dedi... Mehmet; telefonda konuşturalım istersen ne dersin..? Telefonunda sadece bir tuşa bastı ve onun kulağına dayadı. Baba beni kurtar diye bağırışlar duyuyordu.. Bu kadarı yeter şimdi gitmeliyiz. Sana iki gün süre veriyoruz düşün kızlardan uzak dur ve bunu konuşmak için bir buluşma yeri ayarlayacağız.. Tam arkalarını dönmüş giderlerken;... .. .. . . .
Pusu oluyor galiba bu iyice..  |
|
|
|
|
| ilkaycemre21 |
Tarih: Salı, Temmuz 1, 2008 16:32 - Mesaj konusu: Cevap: Yönetmen olduğunuzu düşünün sonunu nasıl bitirirdiniz ? |
|
|
Kıdemli Üye

Mesajlar: 1282
Nerden: Ankara
|
Serdar oldu bile  |
|
|
|
|
| hepsicemrebuse |
Tarih: Salı, Temmuz 1, 2008 22:15 - Mesaj konusu: Cevap: Yönetmen olduğunuzu düşünün sonunu nasıl bitirirdiniz ? |
|
|
Takımdan

Mesajlar: 4027
Nerden: İzmir
|
Evet n'aptınız siz!  |
|
|
|
|
| hepsicemre3 |
Tarih: Salı, Temmuz 1, 2008 23:07 - Mesaj konusu: Cevap: Yönetmen olduğunuzu düşünün sonunu nasıl bitirirdiniz ? |
|
|
Kıdemli Üye

Mesajlar: 322
Nerden: İzmir
|
| baya heyacanlı gidiyor davamını merakla bekliyorum |
|
|
|
|
|
|